Dildeki İki Önerme: Constative ve Performative

Dildeki İki Önerme: Constative ve Performative

LUDWİG WİTTGENSTEİN

Wittgenstein, dildeki önermeleri constative ve performative olmak üzere iki kategoriye ayıran ilk düşünürdür. Constative önermeler, olguları ifade etmek için kullanılırken; performative önermeler ise muhatabını eylemde bulunmaya çağıran önermelerdir. Wittgenstein ve Searle için önem arz eden ve üzerinde çalışılması gereken önermeler dildeki performative önermelerdir. Çünkü esas olan gündelik dilin nasıl kullanıldığıdır ve gündelik dilde olgu ifade eden constative önermelerden ziyade, görünümde olgu ifade ediyor gibi olan ama çok kez ardında muhatabı eylemde bulunmaya çağıran performative önermeler kullanılmaktadır.

JOHN SEARLE

Dıştan gelen performative önermeyi bireyin gerçekleştirmesi eylemine söz edimi denir ve söz edimi, Searle’ün felsefesini anlamak için önem arz eden bir kavramdır. Toplumsal gerçekliğin inşasını edimsel ifadelerle, edimsel ifadeleri de performative önermelerle açıklayan Searle, dilin semantik ve kurucu olma özelliğine dikkat çekmektedir. Tamamen fiziksel bir dünyada toplumsal gerçekliğin ve toplumsal kuralların nasıl meydana geldiği sorusuna cevap arayan Searle, cevabını dilde bulmuştur. Dil üzerinden inşa edilen kurucu kurallar bütününün ortadan kalkması halinde ise ortada kalan sadece nesnenin bizzat ta kendisi olacaktır.