Travis Hirschi’nin Sosyal Bağ Teorisinin Suç Sosyolojisindeki Yeri

Sosyal Bağ

En yaygın kriminolojik teorilerden biri olan sosyal bağ teorisinin üzerinde durduğu ana konular sosyalleşme ve devamlılıktır. Suç işlemenin, bireyin toplumla kurduğu bağ ile ilişkili olduğunu serimleyen Travis Hirschi, suç işlemenin altında yatan nedeni, bireyin toplumla kurduğu bağın zayıflamasıyla ve hatta tamamen kırılmasıyla açıklamıştır. Travis’e göre asosyal bir birey toplum kurallarına bağlı kalmayacaktır ve bu nedenle toplumsal bir suça, sosyal bir bireye göre daha çok meyillidir. Toplumsal kurallar bütününe uymak, ancak bireyin başkalarına veya bir kuruma devamlılığıyla meydana gelmektedir. Travis gözlemlerinde genç bireylerin toplumla bağlarının kopması halinde, yaşlılara oranla daha fazla suç işlediğini görmüştür. Bunun yanında bir başka çıkarım ise aile bağlarıdır; aile bağlarının güçlü olduğu kimseler suça daha az meylederken, aile bağları yeterince güçlü olmayanlar ise suç işlemeye daha çok meyillidir.

Travis, kişinin topluma olan bağını dört başlık altında incelemiştir: bağlılık, adanmışlık, inanç ve sürekli meşguliyet. Bireyin toplumda ve özelde arkadaşlarıyla ve ailesiyle kurduğu bağlar, bireyin suç işleme potansiyeli hakkında sinyaller vermektedir. Topluma, arkadaşlarına ve ailesine sıkı bağlarla bağlı bir birey potansiyel olarak suça meyletmeye yakın değilken, bu bağlardan muaf bireyler daha çok meyillidir. Birey, hayatını devam ettirdiği sürece birtakım adanmışlıklara kendini verme eğilimindedir. Bu adanmışlıklar doğrultusunda birey gelecek, kariyer, başarı, vb. hakkında birtakım tahayyüllere ve planlamalara gidecektir. Bu planlama bireyin hayatla bağlarının daha sıkı olmasına sebebiyet verir ve böylece sıkı bağlarla örülü birey, suç işlemeye daha az meyleder.

Travis’in bir diğer başlığı inançtır. Adanmışlık ile yakın bir başlık olan inanç, bireyin birtakım duygulara inanması ve gönülden bağlanmasıdır. Bu duygulara örnek olarak ahlaklılık, adillik, vatanseverlik, sorumluluk, vb. verilebilir. Bu tür duygulara gerçekten inanmış biri, kendini bu duygulara adar ve böylece suça meyletmesi daha az beklenir. Örneğin ahlaklı olmaya ve yüce iyiliğe inanan biri için suç işlemek kaçınılması gereken bir parazit olarak görülmektedir. Bu başlık altında tehlike şuradadır ki, örneğin birey kendini vatanseverlik uğruna adamıştır ve bu adanmışlık bir nevi bir başkalarına teslimiyeti de içerir. Bu tür konular iyi niyetin sömürüsüne epey açıktır.

Bu dört başlıktan bağlılık, uyumlu davranışların duygusal bileşenine; adanmışlık rasyonel bileşenine, inanç toplumsal normların kabulüne; sürekli meşguliyetse adanmışlığın bir sonucuna karşılık gelmektedir.

Son olarak şunu da belirtmekte fayda var: Travis’in sosyal bağ teorisi uzun hapis sürelerini, daha geniş çaplı kolluk kuvveti kullanım ve ceza adaleti sisteminin gelişimini desteklememektedir. Tek desteği, adından da anlaşılacağı üzere, bireyin içinde doğduğu ve bulunduğu toplumla daha güçlü bağların kurulmasını sağlayacak politikalardır.