Gri Adam

Durdum ben
Sanki önüme çıkan her şeyi kendine katan kar topu etkisiyken
Korkuydum ben
Telaşlı gözlerle yakıp yıkmayacağımdan emin olamayan kalabalığın gözlerinin baktığı yerde
Olduğum yerdeyim
Konuştum ben
Benim bile yalnız kalmaktan korktuğum ıssız karanlık dakikalarda gölgelerden
Sonuçtum ben
Yapılan ve yapılmayan eylemlerin bedeli, üstü çizilmeyen yapılacaklar listelerinin tecellisi
Yokuştum ben
Engebeli barikatlarla, tuzaklarla dekore edilmiş bir ölüm meydanının resmi
Yok oluştum ben
Kendinden uzak diğer her şeyden daha uzak, kayboluşu kaybolarak bulan o gri adam
Varım ben
Samimiyete ortak, size ve aranıza karışabilen, içten ve hiç görülmemiş
Yokum ben
Daha fazlasına, yakıp yıkmak ellerime mahsustur, ellerim ceplerimde, kıyımsızım
Sonum ben
Yalanların parçalanması halinde bulunabilen acımasız gerçeğim, aydınlanma sonrası rahatlığım
Sıfırdayım ben
Yanıma gelenlere pişman olmayacaklarının teminatı ile birlikte başlangıç çizgisinde maratonlara hazır
Kimim ben
Bilinmeyenim adlandırılamayan, kendi ile ilgili her şeyi kendi için başarabilen
Parçalandım ben
Bunu olumsuzluk sananlara yetebilecek kadar hem de, yeterince kalabalığım