Eşek-i Mahlukat

Erkan Toprak - Eşek-i Mahlukat

Her şeyi yakıp yeni bir savaş icat etmeli
Çelimsiz şimdiden geçmiş gelecekler için
Asılan bir surat veya yakılan bir ev…
Hepsini bir ontolojik vakumda eritmeli
Salaş bir hapishanede
Yaratıkların arasında en haklı bir savaştır
Sözlerle yaşamak ve yaşatmak
Kaçıp kurtulanlar kendi ayağıyla buraya geldiğinde
Bulacakları yine yalnızca kendi suretleri olacak
Tarifsiz bir düzmece sendromuna kapılıp yaşanırken
Mükemmel sessizliğin ortasında boşlukla birkaç kaçamak
Kayıp ülkeler, düşler ülkeleri… o anda hepsi gerçek
Yine de sonuç bir ontolojik vakumdan
Düşmüşlükten ötesi değil
Ne var ki bunun için bile yaşanır
Her gün hareketsiz duran bir ışığın altında
Çaresiz bir ayak bağında
Plastiklerin arasında
Gerçekliğe en yaklaştığım anda
Gördüğüm tek şey kendim ve mükemmel boşluk
Zifiri siyahlıklar arasında
İnsan eşek-i mahlukattır
Hiçliklerden yamanmadır
Anlamsız sözcüklerin arkasına kapanmadadır