AD yanımdan geçti

Bugün Ahmet Dursun yanımdan geçti. Beni fark etmediği için istifini bozmadan mırıldandığı sözcüklere devam etti. “Turşu koydum tencereye? Birkaç küfür yazdım pencereye! Bütün bunlar sence niye.”
Dostum noktalama işaretlerini bile gördüm diyorum sana.
Takip ettim piçi. Kendinden kaçmakta usta olduğunu söyleyen mavalcı daireler çiziyordu!
Sonra beceriksiz herif zikzaklarla dairesini bozdu, “Heh bi’ işi de becer be adam!” dedim, iç sesi sandı.
Başladığımız yere döndük sonra yine mırıldandı sözcüklerini. “Evin dışında bu kadar vakit geçirmemeliyim.”
Sonra eve gittim bende, iç sesim gibi konuştu.
Beni takip ettiğini çok geç fark ettim. Kesin iç sesimi de taklit etmişti adımlarımı kopyaladığı gibi.
Bana ne ki? Oralı olamazdım!
Açtım kapıyı girdim içeri “Görüşmeyeli n’aptın?” dedim.
“Bir gün daha bitti koleksiyonumdaki bütün parçaları toplayıp, hiçbir şeyin başlamadığı o yere gittim. Takas sonucu sadece bir tane bir sene daha bitti verdiler.” dedi.
Kaç tane götürdüğünü bilmediğinden bahsetti, kazıkladığı veya fazla aldığı konusunda da bir fikri yoktu.
Çay koydu sonra. Beklerken sıkıldık bende kahve yaptım içelim diye.
Balkona çıktığımızda koyu bir sohbet başlar sanmıştım ama tek kelime etmedi.
İçeri girdiğimizde de çay içtik.
Birimiz sohbete girse mi artık diye düşünürken bana “Sen n’aptın?” dedi.

Bende bunları yaptım.