Tanığın Seyri

Tanığın Seyri

Geçmişten gelen pürüzlü kalıntı simsiyah sesi
Dizleri üzerinde gölgesiyle paralel sürünen bataklık tekinsiz
Yolunu kaybetmiş ihtişamlı görüntünün seyrinde yatar
Yolsuzlar yolunu buldu mebuslara bahar

Her şey vardır şayet yok olsaydı bile var ederdik
Hissiz görüntüsüz güvencesiz diyalektik
Tek çıkarı radikal kopuş ve kaçış yeniden kendine
Yen içinde kalır gibi yalnızlık da öylesine

Yaşama iradesinin yankısı bu görürüm sittin-sene öteden
Kurmacalar arasında kendini de kurmak hiç üşenmeden
Her vakit oyunlar icat eden muhteşem çocuk
Yine oynuyor mutluluk oyunu makul bir delilikte

Yaşamı keskin keskin ayırmak gerek
Ama öyle kaltakça şeytanca değil
Lime lime etmek tüm sesleri
Mutlu bir yankının seyrinde

Yoksa kötülük sıradanlaştıkça görünmez olur
Gelenekselleşmiş ahlak yasalarınca herkes kurban
İnsan aptallaştıkça dünya bölünmez olur
Bir tanığın seyrinde herkes kurban