Ouroboros

Bir elin parmaklarını geçince saymayı bıraktı
Yanılmıştı en baştan, en baştan başlama fikrinde
İtiraf kaçınılmazdı, kaçtı olabildiğince
En sonunda gözleri kadar kısık bir sesle söyledi
Bu sondu, son yanılgı, son başlangıç
Eski defterlerini kurcaladı
“Her son yeni bir başlangıçtır
Peki ya her yeni başlangıç seni sonuna götüren aracılardan fazlası değilse”
Güldü, uzun zaman olmuştu
Sonum geldi diye düşündü
Kutsallarla birlikte yerle bir olmak
En başında,
Bütün bildiklerini yanlış varsaymak en hastalıklı tohumuydu
Dikti
Besledi büyüttü
Artık ona ihtiyacı kalmayana dek
Sonra izledi gittiği gökyüzünden yolu
Bu kadarı yeterlidir dedi tırmandı
En tepesinde bulduğu tek şey hiçbir şeylikti
Terradan uzaklaşmak uğruna kurban vermemişti oysa
Güldü
Terra onu tükürmüştü nihayetinde
Bütün bu yeni bir başlangıç yolunu tepti
Ve karşılığında yeni bir başlangıç yolu kazandı
Garip bir tesadüften ziyade, saf acımasızlıktı bu
Kazanan rakibinin ellerini sıkmak istedi, uzattı elini aynaya çarpana dek
En sonunda,
Haklıydı, bazı kavramlarda
Hayat tekrarların tekrarının tekrarıydı
Aynadan yansıyan suratındaki gülümsemeden hemen önce anlamıştı
İlk adımını, ezberindeki tiradını söylediler birlikte
“Demek ki neymiş
Ne kadar çabalarsan çabala
Ne kadar uğraşırsan uğraş
Ne kadar düşünürsen düşün
Varacağın nokta hiç değişmiyor
Kadercilik değil bu, hayata olan inançsızlığım diyebilirim
Bütün anlamsızlıklar etrafına dört duvar olduğunda
Kaybettiğin şeyler o duvarın dışında kaldığında
Etrafına baktığında o zaman
Ne görebiliyorsun ki?”