Zihnini kusmak

Son darbe ile tablosu tamamdı
Bütün kaosu nasıl içselleştirdiğini ve onun bir parçası olmak uğruna vazgeçtiklerini çok başarılı tasrif ettiğini biliyordu
Cesetlerden kopardığı fırçalarına baktı
Bu eserin en az onun kadar sahibiydiler o saniyelerde
Sonra üstünü değiştirdi sıcak bir duş aldı
Etraftaki -et parçalarını kemikleri- malzemelerini topladı
Steril bir iş çıkarmıştı
O kadar temizdi ki
Bir daha görmek istemeyecek kadar
Bir yazarın her biz satırını dokuduğu romanı kadar
Bir şairin kendini astığı satırları kadar
Bir katilin olay yerini terk etme isteği gibi, içgüdüsel bir bilinmişlikle
Tabloya bakmasa da her bir darbeyi kendisi indirdiğinden tablo ona bakardı
Tabloya bakacak başka bir şey gerek dedi
Mezarlıktaki -çiçekleri dalları- topladı
En iyisi bu, ustalık eserim bu diyen tekrarlarıyla
Yaptı, oldu
Gömdüğü cesetlerden yeşeren fidanlardan yaptığı fırçalarına baktı
Yaptığı güzide eser kadar bu fırçalar da onun eseriydi, bütün eserlerin sahibiydi o saniyelerde
Sonra üstünü değiştirdi, sıcak bir duş aldı
Etrafındaki -çiçekleri ağaçları- malzemelerini suladı
Steril bir iş çıkarmıştı
O kadar temizdi ki hep görmek istiyordu
Bir yazarın kitaba başlayışındaki duygu gibi
Bir şairin düşünce okyanusunda ki anılarındaki hali gibi
Bir katilin olay yerini seçişi gibi, içgüdüsel bir bilinmişlikle
Tabloya bakmasa sanki silinip gidecek ona bakmayacak gibiydi, ona bakmalıydı
Tablo bana bakmalı dedi
Eski tablonun üzerine koydu
İki tablo da ona bakarken
O bütün eserlerine bakıyordu
Etraftaki kötü kokuyu çiçekler örter miydi?
Ya da alışır mıydı her şeye?
Niye alışmasın ki?
Ona bakan böylesine güzel bir tablo varken