Garip Rüyalar Gördüm

Ne ermişim ne derviş
Sadece zihnim beynimi delmiş
geçmiş, e serzeniş mi bu?
Yo, geçmiş geçmiş
olsun, gelecek ölmemekmiş

Olay köşeleri değil gidilen yolları dönmemekmiş
Sönmemekmiş,
Kıvılcımlardan alevler peydah edip
Görmemekmiş,
Karganı ihya edip
Bulmamakmış,
Edip, Edip?, ha-ha!

Durdurulamaz bir cismin önünde bir milim oynamayan
Kayaya çarparak bütün çabalarının son bulacağını bilerek, kıyıya vurmak, şerefliydi
Öfke ve sevgiyle beslediğin ordunun gözleri önünde ilk kurşunu yemek
Değmeyeceğini bilerek bütün değerleri kendinde toplamaya çalışmak, şerefsizlik

Şeref siz mi? Şeref bizdik, ipe dizdik, paralelinden hızla geçen hayat eksisini düşürdü: hayal lekesizdi, lekesizdik, leke bizlik.
Üstümüze sıçrayan çamur:
Gideceğim topraktan, düştüğün buluttan.
Geleceğinden, geçmişin; zaman.
Geleceğimden geçmişin, yitip, gidip; mekan.

Sonra gece bitti, güneş inime indi, kimya işinin ehliydi, kaldı kararmış leke kaldı tortu
Bir kent benim tek yönlü biletimi kesmiş, nefesimi kesti çünkü kokun sinmiş, belki cennetten kovulan zebaniydim, bu sorun değildi, ama giriş iznimi veren kimdi? Ben değildim, tüm bunlar sonucu çıkartılacak ders neydi? Ben derse girmemişim. Okuduğumu anlamadığım lisansıma gönderme miydi?

Tüm bunlar basit bir kâbusun ön gösterimi:
Tanık yok, zabıt çok, zatıalimizde kayıp yol, sanık sen, alık ben, tekerrüre tanıkken.
Tanık var, zabıt yok, zatıalinizde ayan yol, sanık ben, alık sen, tekerrüre tanıkken.

Yo yok!
Gerisi bayat, gerisin geri sarmıyor hayat, cidden sarmıyor hayat.
Yeni bir zar mı, hayat? Hay! At.
Bu sefer olmalı düşeş, her şey olmalı düşe eş, artık ölmemeli güneş
Yeterine döndüm sokakları kaldırımları
Öğrendim yeterince sönmüş sokak lambaları

Anımsıyorum patikaları ve adını vadi koyan andavalı
Yerinde olsam yakardım limanı,
ezberlemezdim ezberimdeki tiradı,
gelmezdim sana bin adım,
yürümezdim o kadar yolu ter atıp,
yaşardım aptal gibi bir asır,
sonra da kapardım kitabı.

Yanmazdı evim, gemim. Sönmezdim, dönmezdim hiç. Batmazdım derine gömülmezdim yerine. Görmezdin yüzümü portakal bahçelerinde, görmezdim yüzünü maskeler düşünce.

Yanımda zaten hiç olmadın, hoşça değil, olmamış kal. Olmamışım say, orada kal.
Dönme geri, gittiğinden beri çok şeyin değişti yeri; sen yabancı, ben ev sahibi, konum olsa olsa olur cehennemin dibi, batsın bırak, artık zamana gömülü artık bir an
Sen Tiran, ben Titan Khaos; Kronos işini yap ulan!
Kendine söyle bir yalan!
Bu sefer ol inanan!
Uyan!

Garip rüyalar gördüm.